Muvazaa

muvazaa

TBK m.19Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. 

  •  Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.   
  • Muvazaa bilerek ve isteyerek yapılan irade ve beyan arasındaki uyuşmazlıktır.  
  • Muvazaa mutlak ve nispi muvazaa olarak ikiye ayrılır. 
  • Taraflar işlemin sonuç doğurmasını istemez. İradeleri ve beyanları arasında kasten uygunsuzluk yaratırlar.  
  • Muvazaa hem borçlandırıcı işlemlerde hem de tasarruf işlemlerinde söz konusu olabilir. 
  • Muvazaa kural olarak sözleşmelerde söz konusu olur. Bunun yanına ulaşması gereken tek taraflı hukuki işlemlerde de kural olarak muvazaa olabilir. (Fesih beyanı, azil beyanı…) 
  • İşlemin muvazaa nedeniyle batıl olduğu, kural olarak üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Fakat bunun iki istisnası vardır: 

1-TMK m. 1023: “Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”  

 2-TMK m. 988: Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyi niyetle  mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda  bulunma yetkisi  olmasa bile korunur.” 

1) MUTLAK MUVAZAA 

 Tarafların arasında hiçbir işlem yapılmamasına karşın, üçüncü kişilere karşı sanki bir hukuki işlem yapmış gibi görünmelerine denir.  Mutlak muvazaada görünürdeki işlem ve muvazaa anlaşması olmak üzere iki işlem vardır. Ayrıca bir unsur olarak da aldatma kastı eklenebilir.  

**Mutlak muvazaalı işlemler kesin hükümsüzdür. 

2) NİSPİ MUVAZAA  

Taraflar aralarındaki gerçek işlemi görünürdeki işlemin arkasına gizlemek konusunda anlaşmışlardır. Görünürdeki işlem, muvazaa anlaşması, aldatma kastının yanında bir de gerçek iradelerine uygun gizli bir işlem vardır. 

***Nispi muvazaada görünürdeki hukuki işlem kesin hükümsüzdür ancak mutlak muvazaadan farklı olarak gizli işlem gerekli şekil şartını sağlıyorsa geçerlidir. 

  • Nispi muvazaada taraflar arasında yapmak istedikleri hukuki işlemi görünüşte yaptıkları hukuki işlemin arkasına saklarlar. 
  • Taraflar görünüşte bir hukuki işlem ya da gizli bir işlem yapma gayesinde olsalar da, işlem tarafların gerçek iradesinden kaynaklanmadığı için hüküm ve sonuç doğurmaz. 
  • Nispi muvazaada görünürdeki işlemin arkasına saklanan ve tarafların asıl yapmak istedikleri işlem geçerlidir. Geçerli olmasının nedeni taraf iradelerinin bu yönde olmasıdır. Ancak gizli işlem herhangi bir şekle bağlanmışsa ve işleme dair irade beyanları şekle uygun değilse gizli işlem şekle aykırılıktan dolayı geçersiz olur.  
  • Taşınmaz mallar dışında kalanlar (taşınır mal, alacak ve hakları, zilyetliğin havalesi gibi) için hükmen teslim yapılabilir. TBK m.237/1: Elden bağışlama bağışlayanın, bir şeyi bağışlayana teslim etmesiyle vücut bulur. Diyerek bu bilgiye kaynaklık eder. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir