Sebepsiz Zenginleşme

Sebepsiz zenginleşme veya haksız zenginleşme, bir kimsenin mal varlığında haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının zararına meydana gelen zenginleşme olarak tanımlanabilir. Geçerli bir hukuksal neden bulunmadan, hukuksal bir neden gerçekleşmeden ya da hukuksal neden sona erdikten sonra bir işlem yapılması ve borç olmayan bir edimin ödenmesi gibi durumlarda ortaya çıkar. 

Sebepsiz zenginleşmenin kaynağını “Hakkaniyet (nesafet) İlkesi” oluşturur.

 Sebepsiz zenginleşmenin temeli Aristoteles’in “Denkleştirici Adalet” düşüncesine dayanır. Bu kavram malvarlığı kaymalarının giderilmesini sağlar, kaymaları düzetme amacındadır. Düzeltme, sadece nakdi bir ödeme şeklinde değildir, mümkün oldukça aynen iadesini sağlamaktır. Sebepsiz zenginleşmenin temeli aynen iadedir.  

Sebepsiz zenginleşme kavramı sadece Borçlar Hukuku açısından bir işleve sahip değildir. Aile Hukuku, Miras Hukuku, Eşya hukuku ve hatta Ticaret Hukuku bakımından da önem arz eder.  

Sebepsiz zenginleşmenin uygulama alanı genelde bitik sözleşmelerdir.

SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME UNSURLARI 

1)Ortada bir zenginleşme olmalı 

  • Zenginleşme kişinin mal varlığındaki artışı ifade eder. Mal varlığındaki artış iki şekilde gerçekleşir: 1) Aktiflerin artması, 2) Pasiflerin azalması 
  • Malvarlığındaki artış da iki şekilde gerçekleşir. Birincisi müspet bir artış olabilir; para, mülkiyet iktisabı benzeri, ikincisi ise menfi bir artış olabilir; masraftan kurtarma, yapılacak giderlerin yapılmaması gibi. 
  • TBK Madde 77: “ Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.” 

2)Zenginleşmenin Kaynağı Başkasının Malvarlığı veya Emeği Olmalıdır (Fakirleşme) 

  • Sebepsiz zenginleşmenin işleyişi; birinin malvarlığındaki artmanın sebebini diğerinin malvarlığındaki azalış oluşturur yani fakirleşme, zenginleşmenin sebebidir. 
  • Fakirleşme sebepsiz zenginleşmenin bir şartı mıdır? Bu sorunun birden çok yanıtı vardır. Bu konu doktrinde de fikir ayrılıklarının oluşmasına neden olmuştur. Kimi hukukçular bunu bir şart olarak görmekte kimileri ise şart olarak kabul etmemektedir. Bir örnekle açıklayacak olursak; Mehmet dağ başında, kimseye ait olmayan bir ağaçtan meyve koparmıştır. Bu durum Mehmet’in malvarlığında bir artışa neden olmuştur ancak ortada fakirleşen kimse yoktur. Böyle bir halde sebepsiz zenginleşmeden bahsetmek pek mümkün değildir. 
  • İyi niyetle zenginleşen kimse, zenginleşmenin geri verilmesinden dolayı; zenginleşme hiç olmasaydı, bulunacağı durumdan daha kötü duruma düşürülemez. 

NOT:  

  • Çoğu durumda zenginleşme bir fakirleşmeye neden olur. Ancak bazen zenginleşme fakirleşmeden fazla olur. Örneğin; A, B’nin 100 bin lira değerindeki malına emin sıfatıyla zilyet bulunmaktadır. A kişisel imkan ve becerileriyle bu malı 200 bin TL’ye satmıştır. Fakirleşme 100 bin TL, zenginleşme 200 bin TL’dir. 
  • Bazen ise hiç fakirleşme olmadan zenginleşme olabilir. A bileti olmadan bir otobüse binmiş ve boş koltukların birine oturarak seyahat etmiştir. Bu örnekte A, bilet fiyatı kadar zenginleşmiş; otobüs firması ise herhangi bir zarara uğramamış, fakirleşmemiştir. 

**Türk Hukukunda baskın olan görüşe ve genel uygulamalara göre; ilk örnekte eşyasını yitiren B, 100 bin liralık iade talep edebilecek; otobüs firması ise kaçak yolcudan sebepsiz zenginleşme kapsamında herhangi bir talepte bulunamayacaktır. 

3)Zenginleşme Haklı Bir Sebebe Dayanmamalıdır 

  • Bir kişinin malvarlığındaki zenginleşme; hukuken geçerli bir sebebe dayanmamalıdır. 
  • Zenginleşen tarafın zenginliği, hukuki bir sebebe dayanmadığı için bir nevi “haksız” sayılmaktadır ve iade borcu doğurmaktadır. Buradaki haksızlık fiilin hukuka aykırı oluşundan kaynaklanmaz. Sadece kişinin elde ettiği zenginliği hak etmediği anlamına gelir.  

Haklı bir sebebe dayanmayan sebepsiz zenginleşmeler 

A) Türk Borçlar Kanununda açıkça belirtilen haller 

  • Geçerli bir hukuki sebebin olmaması: Edimi ifa eden kişi geçerli bir hukuki sebep olmaksızın edimi yerine getirmişse (yokluk, butlan..) sebepsiz zenginleşme davası açılabilir.  
  • Hatalı ödeme: Borçlanılmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kişi, bunu, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse, geri isteyebilir. İspat edilemezse yapılan ödeme bağışlama sayılır.

*Ödeme cebri icra ile yapılmışsa ödeme anında borçlu olunmadığı bilinse dahi iadesi istenebilir. 

TBK Madde 78: Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri saklıdır” 

  • Hukuki sebebin gerçekleşmemesi: Henüz geçerli bir hukuki ilişki kurulmadan ileride hukuki ilişki kurulacak umuduyla ödenenlerin geri iadesi istemi, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre mümkündür. Örneğin; A, oturduğu evin bir yıllık kirasını peşin ödemiştir. Ancak 2 ay sonra kira sözleşmesi feshedilmiştir. A fazladan ödediği kiraları talep edebilir. Çünkü A ileride gerçekleşeceğini düşündüğü bir hukuki sebep için ödeme yapmıştır ve sebep ortadan kalkmıştır. 
  • Geçersiz sözleşme: Sözleşme geçersiz olması durumunda herkes kendi malvarlığındaki eksilmeyi değil, sözleşme gereğince verdiği paranın iadesi istenebilir. 

Sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle, taraflar verdiklerini karşı taraftan alırken, “denkleştirici adalet” ilkesi göz önünde bulundurulur. Bunun için de, denkleştirme yapılırken iade alacaklısının geçersiz sözleşmenin ifa edilmeyeceğini öğrendiği tarihe göre iade kapsamı belirlenmelidir. İade kapsamı ise, enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın, işçi ücretlerindeki artış ve döviz kurlarındaki artış ortalamaları göz önünde tutulur. 

Sözleşme geçersiz ise, cezai şartta istenemez. 

“Bir hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni ise kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Taraflar arasında malvarlıklarının değişimi bir sözleşmeye dayanır ise sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez. Hukuki işlemlerden ve bunun en yaygın türü olan sözleşmeden doğan borçlarda borçlunun borcunu anlaşmaya uygun bir şekilde yerine getirmesi gerekir. Borçlu anlaşmaya uygun davranmazsa alacaklı borca aykırılık hükümlerini işletir ve mümkün ise borcun aynen ifasını, değilse doğan zararının giderilmesini talep eder.” (T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2013/16221 K. 2014/608 T. 20.1.2014 ) 

**Edimin ifası dolayısıyla ortaya çıkan sebepsiz zenginleşmenin en çok karşımıza çıktığı durumlara birkaç örnek verecek olursak :

-Nişanın bozulması: hediyelerin geri verilmesi noktasında sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

-Şekle aykırı yapılan sözleşmeler: Bu tür sözleşmelerde mutlak butlan ortaya çıkar ve paranın geri verilmesi sebepsiz zenginleşmeye göre sağlanır.

-Muvazaa

-Tam ehliyetsizlerle veya sınırlı ehliyetsizlerle yapılan sözleşmeler

-İmkansızlık: Dün ölmüş bir yarış atının satın alınması

B) Diğer Haller 

Edim dışı sebepsiz zenginleşmelerdir. Edimin ifasından kaynaklanan bir sebepsiz zenginleşme yoktur.  Başkasının hukukça korunan bir menfaatine ilişkin -haksız müdahale sonucu ortaya çıkan- bir zenginleşmeden söz edilir. 

1.Bizzat zenginleşenin davranışıyla gerçekleşen sebepsiz zenginleşme. Örneğin kaçak elektrik kullanma. Kendi davranışıyla zenginleşen kişinin kusurlu olması aranmaz. Örneğin başkasının boyasını kendisinin sanarak evini boyayan kişi, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabilir. 
2. Zenginleşme, üçüncü kişinin davranışından kaynaklanmış olabilir. 
3. Sebepsiz zenginleşme maddi bir olaydan kaynaklanmış olabilir. 
4. Fakirleşenin davranışından kaynaklanmış olabilir. 
5. Harcamalardan kaynaklanmış olabilir. 
 

4) Zenginleşme ve Zenginleştirici Olay Arasında İlliyet Bağı Bulunmalı 

Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. (Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu) 

Sebepsiz Zenginleşmede Zamanaşımı

TBK Madde 82:  Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” 

Ne zaman sebepsiz zenginleşme davası açamayız ?

Eksik borçların ödenmesi halinde sebepsiz zenginleşme davası açılamaz. Çöp çatana ödenmiş para, zaman aşımına uğramış borcun ödenmesi, başlık parası, ücret karşılığı ilişkiye girme niyetiyle ödenmiş para veya alınmış hediyeler ( TBK madde 81) sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir